ARZU SARI

EŞREF SAATİ

ARZU SARI

ŞEHİDİMİZİN AMCASINDAN ANLAYANA MESAJ

ŞEHİDİMİZİN AMCASINDAN ANLAYANA MESAJ
22 Haziran 2020

Şehit olmak bir lütuf, bir ayrıcalıktır. Bu yüce mevkiiye ulaşmak ise herkese nasip olmaz. Nasıl öleceğimizi bilemeyeceğimiz gibi kimlerin şehitlik mertebesine ulaşacağı da bilinmez. Ama ölümlerin en hayırlısı olan vatan uğrunda şehadet şerbetini içmek neden çok özel ve neden bunu hak eden kullara nasip oluyor, az sonra anlatacağım konuda daha iyi anlaşılacak sanıyorum.

Biz Türkler vatansever milletiz, kırmızı çizgilerimiz hepimizin ortak. Ama pek çoğumuz hemşericilik uğruna hatalar yapıyor, gönüller kırabiliyoruz. Örneğin ben de 11 yıldır Bolu’da yaşamama rağmen bazı kişiler tarafından hala dışlanıyorum. Bolu’da doğmamış olmam bazı kişilerce kabul görmüyor. Oysa Bolulu olmanın bir terazisi olsa ve Bolulu olmayı onlarla karşılıklı terazinin iki kefesine koysak; benim Bolu’yu sevmem, Bolu için yaptıklarım, Bolu’yu öne çıkarmak için bulunduğum özverili çalışmalar ve hayırlar onlarınkinden çok daha ağır çekecektir. O kişilerin Bolululu olmaktan anladıkları şey Bolu’yu yukarıya taşımak değil, Bolu’da taş üstüne taş koymak değil; tüm taşları yıkıp ‘Benim taşlarım’ mantığıyla, Bolu denen yuvarlak pastadan daha fazla dilim alabilmek. Yani kendinden vermek değil, ‘Bolu bizim’ anlayışıyla menfii çıkar gözetmek.

Bu davranışı seçimlerde de gördük. Milletvekili ya da belediye başkanı adaylarında aranan en birinci özellik o şehirde doğmuş olmaları oldu. Bolu’da da bu yüzden geçtiğimiz yerel ve genel seçimlerde adayların ne dereceden Bolulu olmaları hep öncelikli oldu. Bolu’ya katacakları şeyler değil, nerede doğdukları, nerede büyüdükleri hep önem taşıdı.

Fatih Metin de bu adaylardan biriydi. Bazılarına göre Fatih Metin Bolulu olmadığı gerekçesiyle bir türlü Belediye Başkanlığına layık görülemedi, dışlandı; adam gitti Bakan Yardımcısı oldu şimdi sadece Bolu’ya değil Türkiye’nin her yerine hizmet ediyor.

Neyse, konumuz şuan bu değil…

İnterbolutv’de Fatih Metin’in Tarım ve Orman Bakanı Yardımcısı olarak Türkiye’nin öbür ucunda yaptığı bir açılışın haberini yaptık. Dedim ya artık kendisini Bolulu hisseden biri olarak; taaa Kars’ta, bana göre öz Bolulu olan Fatih Metin’i böyle önemli bir açılışta emeği olduğunu görmek gurur vericiydi. Bu nedenle de bu açılış haberini siz değerli okurlarla paylaştık.

Haberin altına yorumlar yapılmaya, mesaj bölümlerine Fatih Metin’in Bolulu olmadığı, Yozgatlı olduğu yazılarak, eleştiriler yapılmaya başlandı. Anlamak mümkün değildi. Bolu’su, Yozgat’ı, Edirne’si, Kars’ı… Ne fark ederdi? Kendisini ‘Bolu’nun çocuğu’ ilan ederek ama Bolu’nun aleyhine, kendi menfaatine göre hareket eden bazı kişilerin tam tersine vatanımızın her ili, her karışı, her dağı-taşı bizim değil miydi? Ezanın okunduğu, bayrağımızın dalgalandığı her karış toprak için biz canımızı vermez miydik? Önemli olan nerede doğduğumuz değil, yaşadığımız şehre ve vatanımıza ne hayrımız olduğu değil miydi? Biz ne ara böyle olduk diye düşündüm…

Gelen yorumlara ve mesajlara üzülürken, yapılan bir yorumu gördüm. Yorum şöyleydi:

“……….Yozgat'ı bolusu yok bu işin bu memleket vatan bizim bayramımız in dalgalandığı ezanların okunduğu her yer bizim hamd olsun. Ama Fatih beyi sevmeye bilirsiniz ona sözüm yok.memleket ayırımı bolusu Yozgat i farketmez”

Duygulandım…

Herşeyi özetliyordu bu sözler… Ne kadar düzgün ve sağlıklı bir zihin, asil düşünceler diye düşündüm. Hiç âdetim olmadığı halde bu kişiye düşünce yapısından ötürü teşekkür etmek istedim. Mesaj yazdım ve “Herkes sizin gibi olsa bizi kimse ayrıştıramaz, bölemez” çerçevesinde teşekkür ettim.

Bana “memleket vatanimiz için can veren insanlarımız bunlardan biride yeğenim Yıldırım Oflaz ben ayrımcılığa karşıyım” dedi.

Fatih Metin’in haberi altında, onun şahsında yapılan hemşericilik ayrımı ve ‘Bizden olan-olmayan’ mantığına karşı dik duruş; Mardin'in Nusaybin ilçesinde, terör örgütü PKK mensuplarınca el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit düşen Kıbrıscıklı Jandarma Uzman Çavuş Yıldırım Oflaz’ın amcasından gelmişti. Musa Yıldırım Oflaz, şehidimizin amcasıydı.

Durdum…

Şehidimizin amcasından gelen bu, bütün olma çağrısı; şehitlik mertebesinin ne kadar ulvî olduğunu, rastgele hak edilen bir mevkii olmadığını bir kez daha gösterdi. Amca Oflaz’ın düşünce yapısını görünce şehidimizin şehadetinden önce de sivil hayatında nasıl bir ailede yetiştiğine, vatan anlayışının şehri değil, tüm yurdu kapsadığına ve bu düşünceyi yaşamında uyguladığına şahit olup, bu şerefin şehitlikle taçlandığını gördüm. Şehidimizin amcasının da, ailesinin de bu düşünce ile vatanlarına ne kadar hayırlı olduklarını düşündüm. Asalet ve onurun kökü meğer bu aileden geliyordu. Bu mevkiiyi hak etmek gerekiyordu ve şehidimiz Yıldırım Oflaz şehit olmadan önce de bu asaleti zaten taşıyordu.

O nedenle şehit olmak herkese nasip olmaz, bunu hak etmek lazım diye düşündüm.

Amca Oflaz bir örnekti; şehidimizin, amcası aracılığıyla bize gönderdiği bir mesajdı.

Hemşericilik değil, vatanseverlik, vatana hayırlı işler yapılmasının yarışı içinde olmak gerekir. Birlikte yaşadığımız şehirleri, birlikte kalkındırmalı, hep beraber ‘Biz’ olmak gerekir.

Bolu’nun çocukları olanlar-olmayanlar diye ayrıştırmak, dışlamak yerine kucaklayıcı olmak gerekir.

Anlayana tabii...

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

ARZU SARI yazıları

Yazarlar

Son yorumlar

Bu hafta en çok okunanlar

Video Haberler

BOLU’DA KORONA ŞÜPHELİSİ HASTA BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİBELKİ DE OSCAR KIBRISCIK’A GELİR…NEFES KESEN BERBER OPERASYONUBAROLAR ANKARA’YA YÜRÜYOR