AV. FERİT ATALAY

GÜNCE

AV. FERİT ATALAY

BAROLAR SİZİNDİR

BAROLAR SİZİNDİR
14 Mayıs 2020

Hukuk Devletinin şüphesiz ki en etkili argümanı adalet ideali etrafında biçimlenen Yargı Bağımsızlığı, Adalete Erişim ve Adil Yargılanma Hakkı  kavramlarıdır.  Adalet, adil olmak, eşit olmak, hak ve özgürlükleri kullanmak, özel hayatın gizliliği, hak arama özgürlüğü, ifade özgürlüğü gibi yüzyıllardır insanlığın dillendirdiği bu sihirli sözcükler, bağımsız ve tarafsız bir yargıya duyulan talebin  ve adaletin somutlaşarak ete kemiğe bürünen halidir. Yargı  başlangıçta devletin gücünü çağrıştırır, mahkemeler, hakimler savcılar adliyeler  bu güç yağılmasının devlet iktidarının simgeleridir.

Avukatlık  mesleği diğer adıyla savunmanlık bu gücü dengeleyen, kontrol eden ve gerektiğinde gücün nasıl kullanılacağını  ve sınırlarını çizen bir meslektir. Bu bağlamda avukat halkın ve toplumun temsilcisi ve sesidir. Herkesin sustuğu anda konuşma erdemini gösterecek kişi avukattır.

1136 sayılı Avukatlık Yasasının ilk maddesinde  "avukatlığın bir kamu hizmeti olduğu ve avukatın yargınını kurucu unsurlarından olan savunmayı serbestçe temsil ettiği " belirtilmektedir. 

Bu bağlamda Barolar darbe dönemlerinde dahi gerçeği söylemekten vaz geçmemiş,  susmamış, hak arayan, adil yargılanmayı bekleyenlerin yanında olmuştur.  Suçu ve suçluyu yaratanın toplum ve toplumun sosyo ekonomik koşulları olduğunu göremeyenler, zaman zaman savundukları sanıklar nedeniyle  avukatları suçlasalar da  sonunda savunmanın vazgeçilmezliği gerçeği ile yüz yüze kalmışlardır.

12 Eylül Anayasasının  yargıdaki düzenlemelerine  son  anayasa değişikliklerinin de eklenmesiyle birlikte  ülke yargısı itaatkar bir yargıya evrilmiştir. Siyasal iktidar kendi ideolojisini  yeniden ve yeniden Cumhuriyet Savcıları, Sulh Ceza Mahkemeleri ve Ceza Yargısı üzerinden üreterek meşrulaştırmayı seçmiş ve yargıyı kendi iradesini  bağımlı kılmıştır.

Bu süreçte  Anayasada tanımlanmış bulunan ve Cumhuriyetin Temel nitelikleri olan, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devletinin örselenmesine karşı duran barolar şimdilerde İktidarın hedef tahtasındadır.   Pandeminin yaratacağı  sosyal ve ekonomik tahribatı  gizlemek için barolar ve meslek kuruluşları gündeme taşınmış,  otoriterleşmenin önünde engel gibi görünen  ve  özellikle  halkın sesi olan  barolar, şimdilerde hedef tahtası haline getirilmiştir.

Baroların toplumun istem ve taleplerini dillendirmesinden rahatsız olanlar işaret parmakları ile  avukatları tehdit ederek " avukatlar işini yapsın, konuşmasın, uslu çocuk olsunlar siyaset yapıyorlar  " gibi   hamasi  söylemlerle baroların yetkilerini kısmayı ve avukatları birer bürokrat hale getirmeyi hedeflemişlerdir. Barolara kayıt zorunluluğunu kaldırarak birden fazla baro kuruluşuna izin veren bu tasarı yasalaştığında barolar bölünecek,  etnik, dini ve siyasi kimliklere dayalı barolar hortlayacaktır.

Şimdilerde  en yetkili ağızlarca  Anadolu Barolarını temsil  ve güçlendirme  gerekçesi ile sunulan tasarı, baroları  bölerek güçsüzleştirmeyi, iktidara tabi baro yaratarak avukat bağımsızlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, avukatı memurlaştırarak  genel idareye tabi  kılan ısıtılmış eski Fetullahçı  tasarısıdır. 

Avukatların  dünya ve yurt olayları karşısında etkin katılımı her zaman siyasal iktidarları rahatsız etmiştir. Bu nedenledir ki tasarı  Baroların   Avukatlık Yasasının  76 ve 95. Maddeleri ile güvence altına alınan. "Hukukun  Üstünlüğünü ve İnsan Haklarını Savunma " yetkilerini  de kaldırarak toplumsal yarar konusundaki dava ehliyetlerini de sonlandırmayı  amaçlamaktadır. Baroların doğanın tahribi, ekolojik dengenin bozulması,toplumsal yararla örtüşmeyen proje ve yatırımlar ile ilgiyi dava açamamak  tasarıdaki değişikliğin  en pratik sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

Bağımsız yargı Hukuk Devletinin temelidir. Yargının Kurucu gücü olan avukatın ve onun meslek örgütünün güçsüzleştirilmesi, sosyal yaşamdan dışlanması, dünya ve yurt sorunlarına yabancılaşmış, yönetim kuyrukçusu itaatkar baroların yaratılması halkın sesinin kısılması demektir.  Siyasal iktidarı sınırlandıran ve denetim işlevini yitiren yargıdan avukatları  ve baroları da dışladığınızda  elde yüzbinlere ulaşmış ve iş takipçisi, bürokratik işlem  yapan memur avukatlar kalacaktır.  

Siyaseten küçük ödünlerle  karşı durarak şimdiye kadar hiçbir yere  eklenme gereği duymayan  demokratik  rejimin en etkili baskı gurubu olan avukatları ve onların meslek örgütü olan baroları bağıl hale getirerek işlevsizleştirecek bu tasarı  yasalaştığı takdirde avukatlık büyük yara alacaktır. Barolar halkın ve hakkın sesidir. Cumhuriyet değerlerinin koruyucusu her an vatandaşın yanındadır. Avukat eşittir vatandaştır. Vatandaşın sorunu avukatın sorunudur. Toplumun işiten kulağı, konuşan sesi, çare arayan nöbetçisi avukattır. Barolar susarsa vatandaş  da susmak zorunda kalacaktır.

1 yorum yapılmış

  • Ismet Yaşar BAYSEÇ29 Mayıs 2020 - 12:33
    Konuşmayan, sorgulamayan,biat eden bir toplum yaratmak için ; savunma mekanizmasının en önemli faktörü olan avukatların susturulması gerekir..Avukatlar susarsa bir daha konuşamazsınız...Avukatlık sadece bir meslek değil, sivil toplumun vazgeçilmez bir unsurudur..hak ve adalet aramak zorunda kalanlar , avukatsız, birer sanık konumundadır...Barolar birilerinin arka bahçesi değildir...

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

AV. FERİT ATALAY yazıları

Yazarlar

Son yorumlar

Bu hafta en çok okunanlar

Video Haberler

BOLU’DA KORONA ŞÜPHELİSİ HASTA BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİBELKİ DE OSCAR KIBRISCIK’A GELİR…NEFES KESEN BERBER OPERASYONUBAROLAR ANKARA’YA YÜRÜYOR