29 Kasım 2020 TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 168.212
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 29.281
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 185
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 4.015
Yazarlar

Beklenen Şarkı

Yöneticilerimizin çoğunu demokrasi çarkı içersinde seçme ve seçilme hakkımızı kullanarak bizler seçiyoruz. Ancak hep eleştirdiğim bir şekil olan bize sunulan seçenekler arasından bunu yapabiliyoruz. Peki bize siyasi partiler aracılığı ile..

Beklenen Şarkı
mntyapi banner

Yöneticilerimizin çoğunu demokrasi çarkı içersinde seçme ve seçilme hakkımızı kullanarak bizler seçiyoruz. Ancak hep eleştirdiğim bir şekil olan bize sunulan seçenekler arasından bunu yapabiliyoruz.

Peki bize siyasi partiler aracılığı ile sunulan bu seçenekler veyahut başka bir deyişle adaylar hangi kriterlere göre belirleniyor?

Ne demek istiyoruz?

Mekanizmayı tartışmaya açarsak, genel bir temayül olarak adaylar, bağlı oldukları siyasi partilerin bünyesi içersinden çıkıyor. Doğal bir sonuç olarak da teşkilatların bildiği ve tanıdığı isimler oluyor. Tabi bu durum genel olarak bizim boyutumuzdaki büyükşehir olmayan şehirler için geçerli.

Yine her seçimde görüyoruz ki, seçme ve seçilme hakkına dayanarak parti teşkilatları bünyesinde hiç yer almamış, hiçbir faaliyetine katılmamış ancak gönül bağı olan kişilerden de adayl adayları çıkabiliyor.

Özellikle 2002 den bu yana yapılan genel seçimlerde bu şekilde aday adayı olmuş hiç kimse Bolu’dan hiçbir partide kendisine yer bulamadı.

Peki teşkilatlardan çıkmış hatta yapılan temayül yoklamalarında 1. çıkmış aday adayları çok dikkate alındı mı derseniz onda da soru işaretleri var.

Şimdi gelelim bu güne. Ortada genel seçim yok. Böyle bir seçim kararı da alınması yakın tarihte görülmediği halde adaylar neden konuşuluyor?

Siyasette bir gün bile yeri geldiğinde çok uzun bir süre olabildiğine göre ve normal takvimdeki seçimlere daha yıllar olmasına rağmen bu aday konuşmaları nereden çıkıyor?

Bunun ilk fitilini Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanı çeşitli isimler zikrederek başlatmadı mı?

Hatta garip bir şekilde partilerine üye dahi olmayan isimleri de anmadı mı?

Örnek mi?

Sanayi ve Ticaret Odamızın başkanı değerli meslektaşım Sayın Türker Ateş.

Kendisi Bolumuzda hemen herkesin tanıdığı, görev aldığı alanda son derece başarılı işlere imza atmış, ahlakı ve zekası ile herkesin beğenisini kazanmış değerli bir iş adamı.

İktidar olması muhtemel bir siyasi partiden aday olsa ve hatta seçim sonucunda da milletvekili olmak nasip olsa Bolu için iyi mi olur kötü mü olur?

Elbette siyasi kanatta da Bolumuzun menfaatleri için birçok başarılı işe imza atacağından şüphemiz yok. Ancak ortada daha seçim yok iken, kendisinin bu konuda herhangi bir açıklması da mevcut değilken ve hatta kendisinin Cumhuriyet Halk Partisi üyeliği bile olup olmadığı belli değilken Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında görev yapanlar neden Sayın Ateş’in sıralamasını bile belirlemiş halde kendi aralarında konuştuklarını Bolu Kamuoyuna sunarlar?

Bakın önümüzde oldukça iyi bir örnek var.

Sayın Tanju Özcan bir muhalefet parti milletvekilliği yapmış mecliste Bolu’yu iyi bir şekilde temsil etmiş ve Boluluların sevgisini, takdirini kazanmış bir isim. Kendisinin kesinlikle Cumhuriyet Halk Partisi’nde üst düzey yönetici olması gerektiğini ve bu konu da hakkının yenildiğini düşünenlerdenim.

Ancak Muhalefet parti milletvekili olarak Bolumuza üç dönem seçildiği halde ne gibi bir katkısı vardır?

Hangi eserde emeği vardır?

Bolumuz bu sayede ne kazanmıştır?

Sadece meclis kürsüsünde Bolumuzun ismini zikretmiştir ve bu Bolu Halkının çok hoşuna gitmiştir.

Bu kadar!

Sonrasında icra görevinde olmak istemiş ve belediye başkanlığına aday olmuş ve halkın desteğini alarak Bolu Belediye Başkanı olarak görev yapmaya başlamıştır.

Peki milletvekilliği dönemindeki başarıyı, bu gün icra makamına geçtiğinde gösterebilmekte midir? İşte bu değerlendirmeyi sizlere bırakıyorum.

İşte tam bu sebepten ,gerçekten Bolumuz için faydalı olabilecek kişiler ,ortada fol yokken yumurta yokken yıpratılmamalıdır!

Seçim zamanı gelir Sayın Türker Ateş bu meyanda bir açıklama ve bir tercih yapar hep birlikte konuşur tartışırız. Ancak ortada böyle bir durum söz konusu değilken amaçlanan nedir?

Bu çok basit ,çok sığ bir düşüncenin ürünü.

Ortaya böyle değerli bir isim atalım. Halkın ve partinin tepkisini ölçelim. Tutarsa adaylık teklifi götürelim.

Bravo!

Müthiş ve bir o kadar da yaratıcı bir fikir(!)

Şimdi gelelim asıl sıkıntıya.

Bu gün tüm siyasi partilerde aday sıkıntısı var. Kiminle daha başarılı olabiliriz ve seçimi partimizin lehine sonuçlandırabiliriz endişesi hakim.

Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nde!

Yıllarca Sayın Tanju Özcan sayesinde teşkilatlar rahattı. Tek başına ipi alıp göğüslüyordu. Hatta seçim çalışmalarında parti ile beraber hareket etmek bile istemiyordu. Çünkü kendisi milliyetçi tavırlarıyla sağ seçmeninde gönlünü kazanmış bir kişiydi.

Şimdi mevcut yapılanma içinde bu şekilde halkın sahiplendiği bir ikinci adayları maalesef yok!

Olsa idi bu gün belediye başkan yardımcısı olurdu.

Bakınız belediye başkan yardımcılarına.

Hangisi yıllarca CHP bünyesinde siyasi faaliyet içersinde bulunmuş? Hangisi CHP için seçimlerde dağ bayır dolaşmış, yağmurda ıslanmış, güneşte yanmış ,soğuk havalarda üşümüş?

Sıkıntı sanırım net olarak anlaşılmış oldu.

Tabi en önemli konuyu söylemeyi unuttum.

Çıkacak adayın öz ve öz “Bolulu” olmasının gerekliliği!

Ben küçük bir tüyo vereyim.

CHP yönetimi tarafından siyasete küstürülmüş değerli bir isim zikredeyim.

Sayın Hakan Özmen.

Değerli meslektaşım yıllarca partide aktif görev almış, mesleğini başarılı bir şekilde sürdürürken aynı zamanda iki dönem Belediye Meclis Üyeliği görevini başarı ile yürütmüş bir kişi. Pırıl pırıl ve tecrübeli bir isim.

Hem de Bolulu!

Sayın Şükrü Gülez İyi Parti’ye geçti mi bilmiyorum. Şayet geçmiş ise İyi Parti’nin en etkili isimlerinden olduğunu çok açık bir dille söyleyebilirim. Kendisinin bilgisini ve hitabet gücünü her zaman takdir etmişimdir. Ancak İyi Parti yeni bir parti görüntüsünde olsa da kadrolar bildiğimiz eski MHP’li arkadaşlar. Yeni bir sima yeni bir soluk daha görmek nasip olmadı. Daha süreç uzun. Belki yepyeni simalar kendisini gösterir.

Muhalefet de dahil olmak üzere herkes Ak Parti olağan İl Kongresine kilitlenmiş bir halde.

Bırakın ülkemizi Dünyanın konuştuğu bir liderle yoluna kesintisiz devam eden Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti, halen iktidara en yakın aday. Doğal olarak Ak Parti de bir genel seçimde çıkacak adaylar son derece önemli.

Mevcut Milletvekillerinin desteğini de alan ve halen görevinin başında olan Sayın Nurettin Doğanay İl Kongresinin en güçlü adayı.

Üzerinde inanılmaz bir sorumluluk taşımakta. Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimine Bolu Teşkilatını hazırlayacak. Bu anlamda çok güçlü bir kadro ile kongreye gitme durumunda.

Bu sebeple Kongrede yeni yönetiminde çok büyük değişikliğe gidileceğini düşünmekeyim. Açıkçası merak da etmekteyim.

Bu zorlu maratonda yanında kendisi gibi güçlü isimlerle yol alması ve güçlü bir teşkilatla önemli bir mücadeye girmesi gerekecek.

Dediğim gibi şu an siyasetle ilgilenen herkes Ak Parti Olağan İl Kongresi ve sonrasında oluşacak yönetime kilitlenmiş bir halde.

Umarım takvim çok fazla uzamaz. Sayın Nurettin Doğanay ve yeni ekibini bir an önce görmüş ve tanımış oluruz.

Büyük üstad, Rahmetli Zeki Müren’in en sevdiğim eserlerinden biri olan “Beklenen Şarkı” gibi bekliyoruz.

Şarkıda ki kalite gibi bir kaliteyi belirtmeme sanırım gerek yok Sayın Başkan!

akpilicreklam

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

karsupetrol

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL