03 Aralık 2020 TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 187.518
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 32.381
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 187
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 4.190
Yazarlar

Biraz samimi olun…

Cumhuriyetin kazanımlarının doya doya yaşanması gereken 29 Ekim ve diğer 364 günde, bu kazanımlara ihanet eden ve bu ihanetlere ses çıkarmayanları kınıyorum… Merhaba… 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız; cumhuriyetle geri kazandığımız..

Biraz samimi olun…
mntyapi banner

Cumhuriyetin kazanımlarının doya doya yaşanması gereken 29 Ekim ve diğer 364 günde, bu kazanımlara ihanet eden ve bu ihanetlere ses çıkarmayanları kınıyorum…

Merhaba…

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız; cumhuriyetle geri kazandığımız onurumuz, gururumuz ve beraberinde gelen bir yığın ferdi ve toplumsal haklarımız kutlu ve daim olsun.

Girizgahtaki kınamam, içimde kalan haykırıştır. Öncelikle Peygamber Efendimiz (SAV) ile ilgili Fransa’da yaşanan çirkinliği, iğrençliği ve cumhuriyetin kazanımlarını; sözde medeni toplum olma gereğini yerine getirdiğini zanneden, özgürlüğü başkalarının dini inanç ve özgürlüğüne sataşmak ve çirkin saldırılar yapma hakkının kendinde olduğunu sanan Fransa ile buna göz yuman toplumunu ve sessiz kalan diğer gayri Müslim toplumları kınıyorum, lanetliyorum…

Bir diğer kınamam da Şırnak’ta şehit düşen Astsubayımızın Sultangazi’deki evinin önünden Türk Bayrağımızı, şehitlerimizin kefeni olan kutsal bayrağımızı bir kadının (!) –Ne hınçtır ki- çekip çekiştirerek, saldırarak indirmesinedir.

Kadındaki bu kin kimedir? O kutsal bayrağa bu kin niyedir? Lanet olsun o kadının içindeki bu kine, lanet olsun o kutsal bayrağa saldıran o ellere.

Beni asıl hayrete düşüren; bu kadını ifadesinin ardından serbest bırakan savcılıktır. Bu nasıl bir hata, nasıl bir görmezlik, bu nasıl bir hukuktur ki; Türk Bayrağı’na kalkan bu ellerin sahibi; bırakın cezalandırılmayı, o görüntülere rağmen serbest bırakılmıştır?

Kınama değil ama şaşkınlıkla karşıladığım bir olay da Bolu’da bir köyün, haritadan silinmesine sebep olan yangından sonra yaşandı. Feci bir yangın; bir iddiaya göre miras sebebiyle çıkartılan, bir iddiaya göre bacadan çıkan ama sonuçta 12 ocağı söndüren bu yangında geriye sadece evsiz insanlar kaldı. Yangından sonra siyasiler yanan köyle ilgili mesajlar verdi, basına seçim afişlerini aratmayan fotolar göndererek açıklamalar yaptı: Yanınızdayız…

Bolu Belediye Başkanı Özcan yangın yerine gitti, hasar tespitinde bulundu.

2000’li yılların başında Kuzfındık’a yapılması planlanan göletin ihmale uğrayarak projesinin suya düşmesinin bugün hezimetini yaşayan köylü, hayvanların su içmesi amaçlı tasarlanan göletin olmamasının da acil müdahale durumunda acı tecrübesini yaşadı. Bu göletin yeniden gündeme gelerek hem Kuzfındık’ta hem diğer köylerde ve ilçelerde yangın gibi acil ihtiyaç anlarında kullanmak üzere bir an önce yapılması artık şart olmuş görünüyor.

Gerçekten herkesin gönülden duyduğuna inandığım bu acıyı siyasilerin de elbette hissettiğine inancım tamdır. Ancak erken seçimin konuşulduğu şu günlerde yangın yerini siyasi arena gibi değerlendirip, sempatik görünmek için ortada görünmeye çalışmak doğru değil.

Bu iş para işi arkadaşlar. Şimdi o köye para lazım, iş lazım, müteahhit lazım, kalacak yer lazım, ev lazım, eşya lazım, yemek lazım, lazım da lazım…Süslü laflar o insanlara umut verir ama onlar somut kalacak yere ihtiyaç duyuyorlar, bu umutların saatler içinde gerçeğe dönüşmesi lazım. Mesajlarla karın doymuyor orada şuan; siyasi menfaatler, hele hiç geçerli değil.

Nerede kamyonları TIR’ları unlarla, gıdalarla doldurarak ihtiyaç sahipleri için yurt dışına gönderen hayırseverler? O hayırseverler şimdi 25 kilometre uzaklıktaki hemşerilerimiz için kamyonları doldurup göndersin ev malzemelerini. Nerede o hayırseverler? Müteahhitler evi yanan köylünün başına bir çatı konduruverecek? O yüzden reklam için şov yapmaya gerek yok, şimdi devletin ve hayırseverlerin Kuzfındık köylüsüne sahip çıkma zamanı. Borcu olmadığı söylenen belediyenin de sahip olduğu bütçeden köylünün başına çatı yapması lazım.

En fazla umutları gerçeğe dönüştürecek olan devletin elinin bir an önce Kuzfındık’a ulaşması lazım. En inandırıcı, içe su serpen açıklamanın geldiği Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin’in bir an önce bölgeye göndereceği yardım dört gözle bekleniyor. İşte bu yardım bir bürokratın, siyasi kanatla yetişeceği imdadın en net örneği. Metin’den bir an önce gelecek yardımı bekliyor köylüler…

Bu vesile ile 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı sayısında içimi sizlere dökebildiğim Cemiyet Gazetesi’nden hepinize saygı ve selamlarımı gönderiyorum.

Ezcümle… Birlik ve bütünlüğün millet olmanın en güzel tarafı olmasının yanı sıra, özellikle Cumhuriyet Bayramı gibi millî bayramlarımızda bir kez daha farkına vararak kenetlenebilmek umuduyla…. Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile şehitlerimizin manevi huzurunda bir kez daha saygı ve minnetle eğiliyorum, Allah hepsinden razı olsun.

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun…

akpilicreklam

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

karsupetrol

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL