Ergin, "Halk 'Kurtarın bizi' diyor"

Demokrasi ve Atılım Partisi kurmayları Bolu'ya geldi. Bolu esnafıni ziyaret eden DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Ergin vatandaşın ekonomik sıkıntılarının arttığını söyleyerek, halkın "Kurtarın bizi" diyerek dert yandığıni belirtti.

Ergin, "Halk 'Kurtarın bizi' diyor"
16 Eylül 2022

DEVA Partisi'nin kurucu ve yönetim kurulu üyeleri Bolu'ya geldi. Bolu İl Başkanı Nadir Gürkan Yetkin'in karşıladığı Genel Başkan Yardımcısı ve eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e Sedat Kadıoğlu, Mustafa Nuri Akbulut, Muhammet İkbal Seyda, Baran Deniz Bağatur, Doğa Şanlıoglu, İhsan Günaydın, Esra Poyraz, Taşer Kara, Halil Tamses eşlik etti.

Bolu esnafını ziyaret eden Ergin, parti binasında basına değerlendirme yaptı. Esnafın ekonomik sıkıntılarını değerlendiren Ergin, vatandaşın "Kurtarın bizi" diyerek kendilerine dert ya dığını ifade etti.
"HIZLA FAKİRLEŞIYORUZ"
Türkiye'nin çok zor bir süreçten geçtiğini kaydeden Ergin, "Ülkemizde kutuplaşma maalesef zirve yaptı. Ülke ekonomisi son 20 yılın en sıkıntılı dönemini yaşıyor. Hepimiz hızla fakirleşiyoruz. Giderlerimiz 3-4 kat artarken gelirimiz maalesef aynı oranda artmıyor. Bu da alım gücümüzün düşmesini ve fakirleşmeyi getiriyor. Adalet sistemimiz güven vermiyor" dedi.
"HÖŞLARINA GİTMEYEN YARGİ KARARLARINA UYMUYORLAR"
Kuvvetler ayrılığının ortadan kalktını ve bu nedenle yargı bağımsızlığından söz etmenin mümkün olmadığını söyleyen Ergin, "Mahkeme kararlarının tanınmadığı, uygulanmadığı bir dönemdeyiz. Ülkeyi yöneten irade, hoşuna gitmeyen yargı kararlarına uymayacağını, saygı duymayacağını rahatlıkla söyleyebilmektedir. Yargı kararını beğenmeyebilir, eleştirebilirsiniz. Ancak kesinleşmiş mahkeme kararlarının uygulanması hukuk devletinin temel kuralıdır" diye konuştu.

"TÜRKİYE ÖZGÜRLÜKLER KONUSUNDA GERİLEME DONEMİNE GİRDİ"
Türkiye'nin temel hak ve özgürlükler konusunda gerileme dönemine girdiğini kaydeden Ergin, "AK Parti Yolsuzluk- Yoksulluk ve Yasaklarla mücadele için kurulmuş bir partiydi. Ama maalesef bu gün üç Y konusunda mevcut iktidar sınıfta kalmıştır. Ekonomi Politikaları ise tamamen bir faciaya dönmüş durumdadır" dedi.

"63.5 PUANLIK ZAM KAPIDA"
Enflasyonda her ay yeni rekorlar kırıldığını söyleyen Ergin,  "Tüfe-Tefe arasındaki fark tam 63,5 puana çıkmış.Tüfe’ye yansımamış 63,5 puanlık zamlar peş peşe gelmeye devam edecek. Buraya kadar anlattıklarımız TUİK’in resmi rakamları. Çarşı pazardaki gerçek enflasyon bu rakamların çok üstündedir.
Türkiye yüksek enflasyonda gelişmiş 20 ekonomi ve AB Ülkeleri içerisinde maalesef birinci sıradadır. Dünyada da enflasyon var ve ondan dolayı bizde de “enflasyon yüksek” söylemleri gerçeği yansıtmıyor. Enflasyonun en önemli nedeni, iktidarın yanlış politikası ve bu yanlışta ısrar etmesidir. Döviz kurlarının patlaması bizdeki yüksek enflasyonun temel sebebidir. Merkez Bankası rezervlerinin eritilmiş olması (205 milyar dolar) işimizi daha da zorlaştırıyor. Tüm bu yanlışlar sonucu Türkiye yüksek enflasyon sarmalına girdi. Millet olarak hep birlikte fakirleşiyoruz" diye konuştu.

"HÜKÜMET PLANLAMA YAPAMIYOR"
Hükümetin öngörü eksikliğinin planlama yapamaması olduğuna dikkat çeken Ergin, 
"5 Eylül 2021 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan “Orta Vadeli Programda”    Dolar 2022’de      9.30
2023’de       9.80                           2024 ‘de    10.30 olarak öngörülmüştü.
Bugün dolar 18 TL’nin üzerindedir. Yine Sayın Cumhurbaşkanı enflasyonu düşüreceklerini iki yılı aşkın bir zamandır dile getiriyor, söz veriyor, tarih veriyor ama bir türlü enflasyonu düşürmeye güçleri yetmiyor.  İlk önce 2021’in Temmuz’unda enflasyonun düşeceğini taahhüt ettiler.
Daha sonra 2022’nin Mart ayında düşecek dediler. Maliye Bakanı 6 ay içinde bambaşka bir ülkeye uyanacağımızı söyledi. Şu anda enflasyon 2021 yılındakinin 5 katından daha fazla yükseldi.
Şimdi de  2023’ün Mart’ında düşecek demeye başladılar.  Karşılarında çocuk varmış gibi umarsız ve tutarsız sözler vermeye devam ediyorlar. Maalesef sonuç yine hüsran" diye konuştu.

"KİMMİŞ FAİZCİ!"
Ergin faiz politikalarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Babacan'lı yıllarda 2002 ile 2017 arasında Türkiye’nin yıllık faiz ödemesi ortalama 50 milyar TL olmuş.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtikten sonra faiz ödemeleri tırmanmaya başladı. Kur Korumalı Mevduat Uygulaması kamburu daha da büyüttü. Döviz kurundaki 1 TL’lik artış hazineye 55-60 milyar TL ilave yük getiriyor. KKM uygulaması, fakirden alıp dar bir gruba kaynak aktarımı yapıyor. 2022 yılında Türkiye’deki tüm çiftçilere 40 milyar TL destek verilirken, 2022 senesinde faiz ödemelerine ayrılan kaynak 370 milyar TL’yi aşmıştır. Faiz lobisi kimmiş, faizci kimmiş bu tablo çok net ortaya koyuyor. 
Hazinenin toplam borçları da faiz gibi astronomik düzeyde yükseliyor."

Yorum yazın

Yorum yazarak, yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan gazetemiz ve sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.