PROF. DR. CEMAL AVCI

PROF. DR. CEMAL AVCI

TARİHÎ GÜNDEM

Çanakkale Zaferi

Çanakkale Zaferi
16 Mart 2021
Değerli okurlar, Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı’nda kendini hazır olmadığı bir savaşın içinde buldu. Birçok cephede savaşmak zorunda kaldı. Bu cephelerden en önemlisi, Türkiye’nin geleceğine de yön veren Çanakkale Cephesi olmuştur. Çanakkale öyle bir zaferdir ki, iç ve dış düşmanların milletimizi yok etmek amacıyla saldırdığı bir zamanda kazanılmış ve devlet hasta olsa da milletin hasta olmadığını bütün dünyaya göstermiştir. 1. Dünya Savaşı başladığı sırada Düyun-u Umumiye de görevli bir İngiliz, “Bu Savaşı Almanya kazanırsa, siz Alman kolonisi olacaksınız. Eğer İngiltere kazanırsa mahvoldunuz” diyerek Osmanlı Devleti’nin düştüğü durumu özetlemişti. Çünkü Sanayi, ekonomi ve askerî alanlarda güç kazanan Avrupa devletleri, hasta adam dedikleri Osmanlı Devleti’ni parçalama ve paylaşmada iş birliğine başlamışlardı. Rusya, I. Dünya Savaşı’nın başlamasından bir müddet sonra, Almanlara karşı, İngiliz ve Fransızlardan acil yardım istemek zorunda kalmıştı. Bunun üzerime İngiltere’nin Deniz Bakanı Churchill, İngiliz ve Fransız donanmasını bir araya getirerek dünyanın en kuvvetli filosunu kurmuştur. Planlarına göre, Çanakkale Boğazı’ndan geçip İstanbul’u işgal edecekler, böylece Rusya’ya yardım edecekler, Osmanlı Devleti’nin paylaşılmasında yer almak isteyen İtalya ve Bulgaristan gibi henüz savaşa girmemiş devletler de kendi yanlarında savaşa katılacaklardı. Böylece Almanları ablukaya alarak harbi galip bitirecekler ve Osmanlı topraklarına da yerleşeceklerdi. Onlar bu hesaplarını Trablusgarp ve Balkan Savaşlarında varlık gösteremeyen Türk askerinin tarihin bu en büyük askeri gücü karşısında tutunamayacağını düşünerek yapmışlardı. Hesaba katmadıkları şey, var olma ve yok olma noktasına gelindiğinde, toprağın üzerinde şerefsizce yaşamaktansa, toprağın altında kahramanca yatmayı tercih eden Türk milletinin ve askerinin iyi bir komutan idaresinde neler yapabileceği idi. Düşmanın 19 Şubat 1915’te başlayan bombardımanı 17 Mart’a kadar aralıklarla sürdü. O gece Nusrat mayın gemisi elimizde kalan son mayınları Boğaz’a döşemeyi başarmıştı. 18 Mart sabahı Fransız gemileri Anadolu tarafını, İngiliz gemileri Rumeli tarafını ateş altına alarak Boğaz’dan geçmek için hareket ettiler. Tabyalarımız, toplarımızın menzili dışında olan düşman gemilerine karşılık veremediler. İngiliz ve Fransız savaş gemileri 7 saat süren bu son bombardımanla tabyalarımızı dağıttıklarını ve kendileri için bir tehlike kalmadığını düşünürken toplarımızın menziline girdikten sonra neye uğradıklarını şaşırdılar. Türk askerinin en zor şartlarda bile neler yapabileceğinin mucizevî örneklerine şahit oldular. Bu kahramanlıkları bir sonraki yazımda sizlerle paylaşacağım. Saldırganların hasta dedikleri, boğazını sıkmak suretiyle nefessiz bırakıp öldürelim dedikleri Türk ulusunun boğazı, yani Çanakkale Boğazı, bu kahramanlar sayesinde dünyanın en kudretli ve yenilemez denilen donanmasına mezar oldu. 18 Mart 1915 akşamına kadar devam eden çarpışmalarda 18 gemilik filodan 7 tanesi sulara gömülmüş, diğerleri de hasar görmüştü. Çanakkale geçilmeyecekti ve Çanakkale destanlaşacaktı. Çanakkale’yi denizden geçemeyenler, bu defa karadan geçmeyi denediler. 25 Nisan 1915’te başlayan kara savaşlarında, 500.000’i aşan bir orduyla Çanakkale’yi geçmeye çalıştılar. Bu kez de karşılarında Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal’i buldular. Dönemin İngiliz raporlarında henüz yarbay rütbesinde olan Mustafa Kemal’in üç ayrı yerde Çanakkale Savaşı’nın kaderini değiştirdiği belirtilmektedir. Bir sonraki yazımda Atatürk’ün Çanakkale Zaferindeki rolünü de ele alacağım. Ancak burada İngiliz parlamentosunda geçen şu olaya değinmekle yetiniyorum. İngiliz parlamentosunda “Çanakkale’de, nasıl olur da İngiltere İmparatorluğu bir avuç Türk’e mağlûp olur” diye ağır eleştirilere uğrayan Başbakan Lloyd George istifa etmek zorunda kalmış, Deniz Bakanı Churchill ise kendilerini şöyle savunmuştur: “Arkadaşlar! Biz savaşı kazanmak için askeri, parayı, cephaneyi, her şeyi hesaplamıştık. Her şeyde çok çok üstündük. Yalnız bir tek şeyi hesaba katamadık: Mustafa Kemal’i”. Cephedeki savaşlar, yaklaşık 9 ay sürmüş, Türkler karşısında tutunamayacağını anlayan İngilizlerin 8/9 Ocak gecesi Seddü’l-Bahr’i gizlice boşaltıp kaçmalarıyla sona ermiştir. Çanakkale’de Batı emperyalizmine karşı kazandığımız zaferin bir başka yönü daha vardır. O da mazlum milletlere bir ümit kaynağı olmasıdır. Çanakkale’yi dünyanın en güçlü deniz ve kara kuvvetlerinin geçemeyişi ve emperyalist güçlerin uğradığı hezimet bütün sömürge toplumlarını etkilemiştir. Avrupa devletlerinin yenilmezliğine inanmış olan sömürgeler Çanakkale Zaferi sayesinde onların da yenilebileceğini görmüşler, ardından Milli Mücadele’de de aynı sonuç ortaya çıkınca başta İngilizlerin olmak üzere Avrupalıların sömürge imparatorlukları yıkılmaya başlamıştır. Çanakkale’de sadece bir zafer kazanmadık, aynı zamanda o devirlerde kaybetmek üzere olduğumuz milli kimliğimizi de kazandık. Kendimize olan inancımızı ve güvenimizi kazandık. Çanakkale’de kazandığımız inanç, güven ve yine Çanakkale’de kendisini milletine tanıtan lider Mustafa Kemal Atatürk ile çok zor şartlara rağmen Milli Mücadeleyi başardık. Ardından Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduk. Değerli okuyucular, Çanakkale Zaferi Türk milletinin birlik ve beraberliği için paha biçilemez bir değerdir. Yurdumuzun her tarafından şehitlerimiz aynı amaç uğruna koyun koyuna yatmaktadır. Onların bizden beklediği yine hep birlikte bu ülkenin geleceğinin daha iyi olması için çalışmamızdır. “Çanakkale Geçilmez” destanını yazan, millî birlik ve beraberliğimizi simgeleyen ay-yıldızlı bayrağımıza rengini kanlarıyla veren aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere rahmetle ve minnetle anıyorum.

Yorum yazın

Yorum yazarak, yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan gazetemiz ve sitemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

PROF. DR. CEMAL AVCI yazıları